
1685 yılında Kral XIV. Louis tarafından Versailles’da imzalanan Le Code Noir (Siyah Kanun), Fransız kolonilerinde kölelik rejimini düzenleyen 60 maddelik kapsamlı bir kraliyet fermanıdır. Bu belge, transatlantik köle ticaretinin en yoğun döneminde Karayipler’deki (Guadeloupe, Martinique, Saint-Domingue/Haiti) ve diğer Fransız kolonilerindeki ekonomisini hukuki temele oturtmuştur. Fransa, yaklaşık 1,4 milyon Afrikalıyı kolonilerine taşıyarak dönemin üçüncü büyük köle tüccarı konumundaydı. 28 Mayıs 2026’da Fransa Ulusal Meclisi’nde oybirliğiyle (254-0) iptal edilen bu kanun, köleliğin resmi olarak kaldırıldığı 1848’den yaklaşık 178 yıl sonra bile yasal metinlerde varlığını sürdürmüştür. Bu durum, Fransa’nın kolonyal geçmişiyle hesaplaşma süreçlerindeki karmaşıklığı ve “sembolik ihmalin” uzun vadeli etkilerini ortaya koymaktadır[1].
Code Noir’ın Yapısı ve Temel Hükümleri
Code Noir, 60 madde (I’den LX’e kadar) halinde kaleme alınmış olup, köleleştirilmiş bireyleri insan değil, sahibinin mülkiyetinde “taşınır mal” (Fr. meubles) olarak tanımlamıştır. Madde XLIV açıkça belirtir: “Kölelerin taşınır mal olduğunu ilan ederiz.” (Fr. Déclarons les esclaves être meubles.)[2] Bu statü, kölelerin haciz, miras paylaşımı, satış ve her türlü hukuki işlemde eşya muamelesi görmesine neden olmuştur.
Kanunun kritik hükümleri arasında şunlar öne çıkmaktadır:
“Köleler mülkiyet sahibi olamaz.” (Madde XXVIII); “Kamu görevi üstlenemez.”, “Tam tanıklık edemez.” (Madde XXX) ve “Medeni/ceza davalarında taraf olamaz.” (Madde XXXI). “Sahip oldukları her şey ustalarına aittir; miras, sözleşme veya vasiyetname yapma hakları yoktur.”
Günümüze kadar geçerliliğini sürdürmüş kanunun öne çıkan diğer hükümleri, çocukların kölelik statüsü anneye göre belirlendiğini ifade eder. (partus sequitur ventrem – Madde XII ve XIII). “Köle evlilikleri için ustanın onayı zorunludur” (Madde XI)[3].
Oybirliğiyle geçerliliği sonlandırılan yasanın diğer maddelerine göre, kaçak kölelere yönelik ağır cezalar öngörülmüştür. (Madde XXXVIII): İlk kaçışta kulak kesme ve damgalama, ikinci kaçışta topuk tendonlarının kesilmesi ve tekrar damgalama, üçüncüde idamdır. Usta veya ailesine karşı şiddet idamla cezalandırılır (Madde XXXIII).
Kaldırılan yasada dine ilişkin hükümler de dikkat çekicidir. “Tüm kölelerin Katolik inancında vaftiz edilmesi ve eğitilmesi zorunludur.” (Madde II), “Diğer dinlerin kamusal icrası yasaktır (Madde III). Yahudilerin kolonilerden çıkarılması emredilmiştir.” (Madde I)
Bu hükümler, köleliği ekonomik çıkarlar adına sistematik bir baskı ve denetim aracı haline getirmiştir. Bazı maddeler sınırlı “koruma” unsurları içerse de (hasta ve yaşlıların bakımı, ustanın öldürmesi durumunda kovuşturma), genel çerçeve köleleri insanlıktan çıkarmış ve şiddet içeren bir rejimi yasallaştırmıştır.
Kolonyal Ekonomi ve Batı Medeniyetinin Temelleri
Code Noir, Fransa’nın 17.-19. yüzyıl ekonomik yükselişinin köle emeğine ve sömürgeciliğe dayandığını somutlaştıran temel belgelerden biridir. Nantes ve Bordeaux gibi liman kentlerinin zenginliği büyük ölçüde kolonyal plantasyon ekonomisine (şeker, kahve ve diğer tropikal ürünler) dayanmıştır. Batı medeniyeti ve Batı’nın ulaştığı ekonomik zenginlik, büyük ölçüde sömürgecilik üzerine kurulmuştur. Tarihsel olarak sömürgecilik ve köle ticareti olmasaydı, Batı ülkelerinin bugün geldikleri ekonomik düzeye aynı ölçekte ulaşmaları mümkün görünmemektedir. Utanç verici olan ise, bu sistemi yasalaştıran Code Noir’ın 1848’de kölelik kaldırıldıktan sonra da yasal metinlerde varlığını sürdürmesidir. Fransa’nın dört kıtaya yayılan imparatorluğu, “kolonyal istisna” kavramını doğurmuş; denizaşırı topraklarda temel hakların askıya alındığı bir sistem yaratmıştır[4].
1848’den 2026’ya: Kanunun Sürekliliği
Fransa’da kölelik 1848’de kaldırılmış olsa da Code Noir günümüze değin resmen iptal edilmemiştir. Bu durum, uzun yıllar “gözden kaçırma” veya “ihmal” olarak değerlendirilmiştir. Ancak günümüzde bu suskunluğun “bir tür suç” haline geldiği kabul edilmektedir. Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, iptal sürecinde “Neredeyse iki yüzyıldır bu Siyah Kanun’a karşı sürdürdüğümüz sessizlik, hatta kayıtsızlık artık bir gözden kaçırma değildir. Bir tür suç haline gelmiştir” ve “Code Noir’ın 60 maddesi, 19. yüzyılda köleliğin kaldırılmasından sonra asla varlığını sürdürmemeliydi” açıklamalarında bulunmuştur[5].
28 Mayıs 2026 İptali: Sembolik Bir Adım
Fransa Ulusal Meclisi’nde 28 Mayıs 2026 Perşembe günü gerçekleştirilen oylamada yasa teklifi oybirliğiyle kabul edilmiştir (254 lehte, 0 aleyhte). Teklif, Guadeloupe kökenli milletvekili Max Mathiasin (Libertés, Indépendants, Outre-Mer et Territoires grubu) tarafından hazırlanmış; Mathiasin, köleleştirilmiş atalarının torunu olarak bu yasayı tam olarak okuyabildiğini ve “insanlar tarafından insanlara karşı yapılmış” bir belge olarak nitelendirmiştir. Oylamayı “atalarımızı ve insanlığımızı geri kazanma” yolu olarak değerlendirmiştir. İptal, hukuki bağlayıcılığını 1848’de yitirmiş bir metnin sembolik olarak temizlenmesi niteliğindedir. Macron, bu adımı desteklemiş ancak “yanlış vaatler” konusunda uyarıda bulunmuş; gerçekliğin ve eğitimin önceliğini vurgulamıştır. 2001 Taubira Yasası ile köleliğin insanlığa karşı suç olarak tanınması gibi önceki adımlarla birlikte değerlendirildiğinde, bu süreç Fransa’nın tarihsel hafızasını güçlendirme çabasının parçasıdır.
Miras ve Güncel Eşitsizlikler
Guadeloupe, Martinique, Fransız Guyanası ve Réunion gibi denizaşırı departmanlarda (1946’da tam Fransız departmanı statüsü kazanmış) yaşayan yaklaşık 1,9 milyon kişi, büyük ölçüde köleleştirilmiş Afrikalıların torunlarıdır. Bu bölgelerde ekonomik eşitsizlikler, daha yüksek işsizlik ve yoksulluk oranları devam etmektedir. Uzmanlar, Code Noir’ı Fransa’nın “kolonyal istisna” anlayışının doğduğu yer olarak görmekte; departmanlaşma altında kolonyal yapıların sürdüğünü ileri sürmektedir. Çevresel sorunlar (örneğin chlordecone pestisiti) ve sağlık eşitsizlikleri de bu tarihsel mirasın somut yansımalarıdır[6].
Tarihsel Sorumluluk ve İleriye Dönük Perspektif
Code Noir’ın 2026’da iptali, Fransa’nın kolonyal geçmişiyle yüzleşme sürecinde önemli ancak sembolik bir adımdır. 60 maddelik bu belge, köleliği hukuki bir çerçevede meşrulaştırmış ve insan onurunu sistematik olarak ihlâl etmiştir. Gerçek onarım; tarihsel kabul, eğitim, ekonomik kalkınma ve yapısal eşitsizliklerin giderilmesini gerektirmektedir. Uluslararası örneklerde görüldüğü üzere, sembolik jestler ancak somut politikalarla anlam kazanır.
Bu süreç, hem Fransa hem de uluslararası toplum için bilimsel inceleme ve diplomatik diyalog fırsatı sunmaktadır. Tarihsel adalet, hafızanın korunmasıyla birlikte geleceğin daha eşitlikçi bir düzeni için çalışmayı zorunlu kılmaktadır. Fransa’nın attığı bu adım, diğer eski sömürgeci güçler için de örnek teşkil edebilir; ancak kalıcı etki, sözlerin eyleme dönüşmesiyle, telafi edici önemlerle mümkün olacaktır.
[1] “France votes unanimously to abolish Code Noir, a colonial-era slavery law,” France24, 28 Mayıs 2026, https://www.france24.com/en/france/20260528-france-moves-to-repeal-yet-to-be-abolished-slavery-law-code-noir.
[2] “Le Code Noir Ou Edit Du Roy - Servant De Reglement,” https://www.assemblee-nationale.fr/histoire/esclavage/code-noir.pdf.
[3] “Le Code Noir Ou Edit Du Roy - Servant De Reglement,” https://www.assemblee-nationale.fr/histoire/esclavage/code-noir.pdf.
[4] “France votes unanimously to abolish Code Noir, a colonial-era slavery law,” France24.
[5] “France votes unanimously to abolish Code Noir, a colonial-era slavery law,” France24.
[6] Marie-Annick Gournet, “France is starting to own its role in the slave trade. Now it needs to repair its Caribbean legacy,” The Guardian, 8 Haziran 2026, https://www.theguardian.com/commentisfree/2026/jun/08/france-slave-trade-repair-caribbean-legacy-code-noir-guadeloupe-martinique.
© 2009-2025 Avrasya İncelemeleri Merkezi (AVİM) Tüm Hakları Saklıdır
Henüz Yorum Yapılmamış.
-
BREXİT SÜRECİ YÜRÜYOR AMA İNGİLTERE AVRUPA'DAN ÇIKMAK İSTEMİYOR
Hazel ÇAĞAN ELBİR 07.02.2018 -
KÜRESEL FİNANS MİMARİSİNDE DÖNÜŞÜM: BRETTON WOODS’UN ASİMETRİSİNDEN ÇOK KUTUPLU BİR DENGE ARAYIŞINA
Hazel ÇAĞAN ELBİR 04.03.2026 -
AVRUPA’NIN AŞIRI SAĞ İLE SINAVI: AVUSTURYA
Hazel ÇAĞAN ELBİR 22.12.2017 -
TERÖRİST SASSOUNİAN’I HOŞGÖREN BEYANLAR SON BULMUYOR
Hazel ÇAĞAN ELBİR 26.03.2021 -
BİR FİLM TAHLİLİ: AURORA’S SUNRISE
Hazel ÇAĞAN ELBİR 01.12.2023
-
PASİFİK’TE YENİ BİR ASKERİ İTTİFAK: AUKUS
Hazel ÇAĞAN ELBİR 23.09.2021 -
SU POLİTİĞİ, SINIRAŞAN SULAR VE GÜNEY KAFKASYA
Tutku DİLAVER 24.02.2022 -
TÜRKİYE-ÇİN İLİŞKİLERİ: İMKANLAR VE ZORLUKLAR
Seyda Nur OSMANLI 22.10.2024 -
BALKANLAR 2016: BELİRSİZLİK İÇİNDE BÜTÜNLEŞME ARAYIŞLARI
Teoman Ertuğrul TULUN 09.01.2017 -
JUSTIN MCCARTHY’NİN “TÜRKLER VE ERMENİLER: MİLLİYETÇİLİK VE OSMANLI İMPARATORLUĞUNDA ÇATIŞMA” KİTABININ BÖLÜM BÖLÜM ÖZET VE ANALİZLERİ - 7
Hazel ÇAĞAN ELBİR 24.11.2015
-
25.01.2016
THE ARMENIAN QUESTION - BASIC KNOWLEDGE AND DOCUMENTATION -
12.06.2024
THE TRUTH WILL OUT -
27.03.2023
RADİKAL ERMENİ UNSURLARCA GERÇEKLEŞTİRİLEN MEZALİMLER VE VANDALİZM -
17.03.2023
PATRIOTISM PERVERTED -
23.02.2023
MEN ARE LIKE THAT -
03.02.2023
BAKÜ-TİFLİS-CEYHAN BORU HATTININ YAŞANAN TARİHİ -
16.12.2022
INTERNATIONAL SCHOLARS ON THE EVENTS OF 1915 -
07.12.2022
FAKE PHOTOS AND THE ARMENIAN PROPAGANDA -
07.12.2022
ERMENİ PROPAGANDASI VE SAHTE RESİMLER -
01.01.2022
A Letter From Japan - Strategically Mum: The Silence of the Armenians -
01.01.2022
Japonya'dan Bir Mektup - Stratejik Suskunluk: Ermenilerin Sessizliği -
03.06.2020
Anastas Mikoyan: Confessions of an Armenian Bolshevik -
08.04.2020
Sovyet Sonrası Ukrayna’da Devlet, Toplum ve Siyaset - Değişen Dinamikler, Dönüşen Kimlikler -
12.06.2018
Ermeni Sorunuyla İlgili İngiliz Belgeleri (1912-1923) - British Documents on Armenian Question (1912-1923) -
02.12.2016
Turkish-Russian Academics: A Historical Study on the Caucasus -
01.07.2016
Gürcistan'daki Müslüman Topluluklar: Azınlık Hakları, Kimlik, Siyaset -
10.03.2016
Armenian Diaspora: Diaspora, State and the Imagination of the Republic of Armenia -
24.01.2016
ERMENİ SORUNU - TEMEL BİLGİ VE BELGELER (2. BASKI)
-
AVİM Konferans Salonu 08.05.2026
“GÜNÜMÜZDE DİNİN SİYASET ÜZERİNDEKİ ETKİSİ: PATRİKHANE ÖRNEĞİ” BAŞLIKLI KONFERANS
