BARIŞ ANTLAŞMASININ SON EŞİĞİ: ANAYASA DEĞİŞİKLİĞİ SORUNU
Yorum No : 2026 / 75
21.07.2026
4 dk okuma

Ermenistan ve Azerbaycan arasında devam eden barış süreci, günümüzde sonuçlanmaya her zamankinden daha yakın durumdadır. Azerbaycan Dışişleri Bakanı Bayramov’un son olarak ifade ettiği gibi de facto barış esasen sağlanmıştır.[1] Tarafların sürecin başından itibaren titizlikle üzerinde durduğu hususların çoğu gerçekleşmiş, antlaşma için önümüzdeki haftalarda birinci yılını dolduracak olan bir mutabakat metni dahi imzalanmıştır. Bölgenin refahı gelişmeler sayesinde artmış, ticaret serbestileri ile komşular arasında ekonomik ilişkiler büyük gelişim göstermiştir. Antlaşmanın imzalanması için gerekli son şart olan anayasa değişikliği sorunu ise sürecin başından itibaren en az gelişim gösteren unsur olarak varlığını korumaya devam etmektedir.

Paşinyan’ın 7 Haziran seçimlerinden zaferle ayrılması, buna rağmen yeni bir anayasa için gereken çoğunluğun sağlanamamış olması geçtiğimiz haftalarda Güney Kafkasya’nın ana gündem maddesi olmuştur. Azerbaycan’ın uluslararası hukukça tanınan meşru topraklarına karşı iddialar içeren Bağımsızlık Bildirgesi’ne yapılan atfın kaldırılması hususu, Paşinyan’ın da anayasa ile ilgili açıklamalarında ikrar ve vaat ettiği önemli bir unsurdur. Bununla birlikte ilgili konuda somut adım atılmamış, yeni bir anayasa hazırlandığı duyurulmakla beraber günümüze kadar bu taslak yayınlanmamıştır. Hukuken oldukça tartışmalı bir niteliğe sahip olan anayasa değişikliği süreci; politik birtakım gerekçelerin hukukun önüne geçtiği, hukukun dolanıldığı ve bu yolla barış antlaşması sürecinin nihayete ermesinin uzatıldığı bir durum halini almıştır. Yetkililerin yaptıkları açıklamalar da, değerlendirecek başka somut veri olmadığından, tatmin ve ikna edicilikten uzak kalmaktadır.

Paşinyan geçtiğimiz günlerde yaptığı bir açıklamada yeni bir anayasanın seçim vaadi olduğunu ve bu konuda kararlı olduklarını söylemiştir.[2] Belirtmek gerekir ki, anayasada değişiklik yapılması ile yeni bir anayasa ortaya çıkarılması iki farklı süreçtir. Azerbaycan’ın koşulu hiçbir zaman yeni bir anayasaya yönelik olmamıştır, yalnızca meşru topraklara karşı hak iddiasında bulunan Bildirge’ye yapılan atfın kaldırılması hedeflenmiştir. Ermenistan Anayasası ile ilgili Paşinyan’ın ya da vatandaşların duyduğu endişeler veya yeni bir anayasa ihtiyacı, barış antlaşması sürecinden bağımsız ve tamamen içişlerini ilgilendiren ayrı bir durumdur. Bağımsızlık Bildirgesi’ne yapılan atfın kaldırılması; Ermenistan’ı ilgilendiren ve iç hukukun çözüm bulabileceği bir sürecin, Azerbaycan’ın uluslararası hukuka dayanan talebinin sonucudur. Tekrar belirtmek gerekir ki, sürecin iç hukukta nasıl işletileceği (yeni bir anayasa ya da anayasa değişikliği) salt Ermenistan’ı ilgilendirmektedir.

Paşinyan; anayasanın giriş kısmının değiştirilmesi yerine, tamamen içişlerini ilgilendiren meseleler ile hukuken daha zorlu ve meclisteki mevcut koltuk sayısı ile gerçekleştiremeyeceği bir eylem olan yeni anayasa için vaatlerde bulunmaya devam etmektedir. Uluslararası hukuktan, komşuluk ilişkilerinden ve mutabakat metninden doğan sorumluluklarını Ermenistan’ın içişleri ile aynı potada eritmekte, birbirine karıştırmaktadır. Hukuki çözümler, politik gerekçeler ile gölgelenmekte ve güvene dayalı olan barış antlaşması süreci göz ardı edilmektedir.

Sonuç olarak Paşinyan’ın kazandığı zaferin kalıcı olması; bölgenin barış, refah ve istikrarının sağlanması ile doğrudan bağlantılıdır. 7 Haziran seçimlerinde kazanılan zafer de bölgedeki iyileşmenin, dolayısıyla barış antlaşması sürecinin olumlu bir şekilde sona ermesi yönündeki iradenin büyük bir göstergesidir. Paşinyan eğer günümüz şartlarında yeni bir anayasa yapacak hukuki şartları sağlamıyorsa, defaatle vaat ettiği Bildirge’ye yapılan atfın kaldırılması sonucuna başka çözümler ile ulaşabilir. Bu sonuç, uluslararası hukukun tanıdığı topraklara dair hak iddiasını lafzen ortadan kaldırmakla kalmayıp Paşinyan’ın en büyük savunucusu olduğu ve Ermenistan vatandaşlarının da desteklediğini gördüğümüz “Gerçek Ermenistan” idealinin gereğinin de yerine getirilmesini sağlayacaktır. Dolayısıyla, Bağımsızlık Bildirgesi’ne yapılan atfın kaldırılması, yeni Paşinyan iktidarı döneminin en önemli ve ivedilikle gerçekleştirilmesi gereken reformu olarak gündemde yer almaktadır.  

 

*Görsel: ArmenPress

 


[1] “Bayramov Says De Facto Peace Exists Between Armenia and Azerbaijan”, ArmenPress, 17 Temmuz 2026, https://armenpress.am/en/article/1255828.

[2] “Adoption of New Constitution is Part of Our Election Commitments, Pashinyan Says”, ArmenPress, 9 Temmuz 2026, https://armenpress.am/en/article/1255152.


© 2009-2025 Avrasya İncelemeleri Merkezi (AVİM) Tüm Hakları Saklıdır

 



Henüz Yorum Yapılmamış.