
II. Dünya Savaşı sonrasında iki kutuplu bir yapıda şekillenen uluslararası sistemde, Sovyetler Birliği ile Amerika Birleşik Devletleri uzun yıllar boyunca başlıca rakip güçler olarak karşı karşıya kalmıştır. 1991 yılında Sovyetler Birliği’nin dağılmasının ardından dünya siyasetinde yeni bir dönem başlamış ve Rusya’nın eski gücünü tamamen kaybedeceği yönünde değerlendirmeler yapılmıştır. Ancak Sovyetler Birliği’nin halefi olarak konumlanan Rusya, federatif yapısı içinde yeniden toparlanarak özellikle eski Sovyet cumhuriyetleri üzerindeki etkisini önemli ölçüde sürdürmeyi başarmıştır. Bu etki, ekonomik ve kültürel alanların yanı sıra bazı durumlarda siyasi düzeyde de kendini göstermiştir.
Bölgenin Stratejik Önemi
Son dönemde yaşanan küresel gelişmeler, uluslararası sistemde yeni güç dengelerinin ortaya çıktığını göstermektedir. Bu bağlamda Güney Kafkasya ve Orta Asya, stratejik konumları, enerji kaynakları ve ulaştırma hatları bakımından taşıdıkları önem nedeniyle büyük güçlerin dikkatini yeniden üzerine çeken bölgeler arasında yer almaktadır.
Rusya-Ukrayna Savaşı sonrasında Avrupa’nın enerji güvenliği arayışlarının hız kazanması, Çin’in artan ekonomik etkisi ve alternatif ticaret koridorlarının gündeme gelmesi; Doğu Avrupa’dan Karadeniz’e, oradan Türkiye üzerinden Hazar havzasına ve Orta Asya’ya uzanan bağlantı hattının stratejik görünürlüğünü artırmıştır. Bu çerçevede Azerbaycan, enerji kaynakları ve Hazar geçişli ulaştırma projeleri sayesinde trans-Avrasya bağlantısında merkezi bir konumda bulunmaktadır[1]. Ermenistan ise bölgesel normalleşme ve ulaşım hatlarının açılması durumunda bu ağın önemli bileşenlerinden biri olma potansiyeli taşımaktadır. Dolayısıyla Güney Kafkasya, yalnızca bölgesel bir rekabet alanı değil; Avrupa, Avrasya ve Hint-Pasifik sistemleri arasında giderek artan stratejik öneme sahip bir geçiş coğrafyası olarak öne çıkmaktadır.
Abd’nin Bölgeye Artan İlgisi
Son dönemde Güney Kafkasya’nın yalnızca bölgesel değil küresel ölçekte etkisi bulunan enerji ve ulaşım projelerinin kesişim noktası haline gelmesi ABD’nin bölgeye yönelik ilgisinin artmasına neden olmuştur.
2025 yılı içerisinde gerçekleştirilen diplomatik temaslar ve Washington merkezli görüşmeler, ABD’nin Güney Kafkasya’daki gelişmeleri daha yakından takip ettiğini göstermektedir. Özellikle ABD Başkan Yardımcısı J. D. Vance’in Ermenistan ve Azerbaycan’a gerçekleştirdiği ziyaret, Washington’un bölgeye yönelik yüksek düzeyli ilk resmî teması olması bakımından dikkat çekicidir.
Ziyaret kapsamında Ermenistan ile enerji, güvenlik ve ekonomik iş birliği alanlarında görüşmeler yapılmış; nükleer enerjinin barışçıl amaçlarla kullanımı ve savunma alanında teknik iş birliği konuları gündeme gelmiştir[2]. Bu temaslar, ABD’nin Ermenistan’ı bölgesel ekonomik ve güvenlik mimarisi içerisinde daha istikrarlı bir aktör olarak konumlandırma arayışında olduğunu göstermektedir.
Benzer şekilde Azerbaycan ile de stratejik iş birliği çerçevesinde ekonomik ve teknolojik alanlarda temaslar gerçekleştirilmiştir. Enerji güvenliği, ulaştırma hatları ve yeni nesil teknolojiler, iki ülke arasındaki diyalogda öne çıkan başlıklar arasında yer almıştır.
Bu çerçevede söz konusu ziyaretler, ABD’nin Güney Kafkasya’yı yalnızca Rusya ile rekabet bağlamında değil; enerji güvenliği, alternatif ticaret koridorları ve bölgesel istikrar açısından da değerlendirdiğini ortaya koymaktadır. Dolayısıyla Washington’un bölgeye yönelik ilgisi, diplomatik görünürlüğün ötesinde stratejik bir yönelim olarak okunmalıdır.
Karabağ Savaşı Bölgenin Stratejik Gelişiminde Bir Kırılma Noktası mı?
2020 yılında kazanılan İkinci Karabağ Savaşı, Güney Kafkasya’daki güç dengeleri açısından önemli bir dönüm noktası olarak değerlendirilmektedir. Savaş öncesinde Ermenistan, ekonomik ve stratejik açıdan sınırlı seçeneklere sahip bir ülke görünümündeydi. Bölgesel bağlantı hatlarının dışında kalan ve güvenlik bakımından büyük ölçüde Rusya’ya bağımlı bir yapı söz konusuydu.
Savaş sonrasında ortaya çıkan yeni tablo, Ermenistan’ın dış politika yönelimini yeniden değerlendirmesine yol açmıştır. Her ne kadar ülke içinde savaşı ağır bir mağlubiyet olarak değerlendiren kesimler bulunsa da sonrasında başlatılan diplomatik açılımlar ve barış görüşmeleri, Ermenistan’ın bölgesel projelere dahil olma yolunu açmıştır. Avrupa Birliği ve Amerika Birleşik Devletleri ile geliştirilen ekonomik ve siyasi temaslar da bu sürecin bir parçası olarak değerlendirilebilir.
Aynı süreç Azerbaycan açısından da stratejik sonuçlar doğurmuştur. Azerbaycan, toprak bütünlüğünü yeniden tesis etmesinin ardından, ulaştırma ve ticaret hatları bakımından daha merkezi bir konuma gelmiştir.
Bu çerçevede Karabağ Savaşı yalnızca askerî bir çatışma olarak değil, Güney Kafkasya’daki jeopolitik ve jeo-ekonomik dengelerin yeniden şekillenmesine zemin hazırlayan yapısal bir kırılma olarak okunabilir. Nihai barış sağlandığında bölgenin uzun süredir donmuş bir çatışma alanı olmaktan çıkarak ticaret ve bağlantısallık ekseninde yeniden konumlanması söz konusudur.
Rusya ve İran Kendini Nasıl Konumlandırmakta?
Bölgenin küresel öneminin daha görünür hâle gelmesi ve ABD’nin bölgeye yönelik ilgisini açık biçimde ortaya koyması çerçevesinde, bölgedeki önemli aktörler olan İran ve Rusya’nın tutumu ayrı bir önem taşımaktadır.
Daha önce de değinildiği üzere İran, bölge ülkeleriyle dostane bir söylem geliştirmesine rağmen TRIPP projesini hem ekonomik çıkarları hem de ulusal güvenliği açısından bir tehdit olarak değerlendirmekte ve bu yaklaşımını zaman zaman resmî açıklamalarla dile getirmektedir. Bununla birlikte, İran’ın mevcut iç politik sorunları ve ABD ile sürdürdüğü çatışmalı süreç, Washington’un bölgeye artan ilgisine etkili biçimde karşı koymasını zorlaştırmaktadır.
Öte yandan, uzun yıllara dayanan çatışma geçmişine sahip olduğu bir ülkenin sınırında yeni bir işletme kurması ve komşu devletlerle yakın ticari ve askerî ilişkiler geliştirmesi, İran açısından stratejik bir kuşatma algısını güçlendirmektedir. Bu bağlamda Azerbaycan ve Ermenistan da kendi ulusal çıkarları doğrultusunda İran’a yönelik politikalarında daha dengeli ve temkinli bir yaklaşım izlemektedir.
Rusya açısından bakıldığında, Ukrayna ile 2022’den bu yana devam eden savaş, Moskova’nın Güney Kafkasya’da daha temkinli ve görece daha sessiz bir tutum benimsemesine yol açmıştır. Bunun ilk örneklerinden biri, Karabağ savaşı sırasında, en azından görünürde, savaşın gidişatına doğrudan müdahil olmamasıdır. Buna rağmen hem Azerbaycan hem de Ermenistan, Rusya ile ilişkilerinde de İran’a benzer şekilde dengeli bir politika izlemeye çalışmıştır.
Azerbaycan ile zaman zaman yaşanan uçak ve diaspora krizlerine rağmen, bu sorunlar cumhurbaşkanları düzeyindeki temaslarla ele alınmış ve kamuoyuna yansıyan şekliyle yönetilebilir bir çerçevede tutulmuştur.
Ermenistan da Rusya ile ilişkilerinde dengeyi koruma çabası içinde olmuştur. Başbakan Nikol Paşinyan, çeşitli açıklamalarında Ermenistan’ın izlediği politikanın Rusya’ya zarar vermeyi amaçlamadığını, ülkesinin yalnızca kendi ulusal çıkarları doğrultusunda hareket ettiğini ve Rusya’ya karşı bir tutum içinde olmadığını ifade etmiştir. Bununla birlikte, Ermenistan’ın zaman içinde Rusya’nın etkisini sınırlamaya yönelik adımlar attığı görülmektedir. Avrupa Birliği ve ABD ile ilişkilerin geliştirilmesi ve Kolektif Güvenlik Anlaşması Örgütü içindeki konumunun fiilen zayıflatılması bu sürecin göstergeleri arasında yer almaktadır. Ancak Erivan yönetimi, söz konusu adımların Rusya karşıtı bir politika anlamına gelmediğini özellikle vurgulamaktadır.[3]
Sonuç olarak, küresel ve bölgesel düzeyde ABD’nin daha görünür hâle geldiği bir dönemde, Rusya’nın görece daha geri planda kaldığı görülmektedir. Bu durumun büyük ölçüde Ukrayna savaşıyla bağlantılı olduğu açıktır. Bunun yanı sıra, Çin gibi diğer küresel aktörlerin yükselişi karşısında Rusya’nın önceliklerini yeniden düzenleme ihtiyacının da bu tabloyu etkilediği değerlendirilebilir. Söz konusu yönelimin kalıcı mı yoksa konjonktürel mi olduğu, önümüzdeki dönemde bölgesel ve küresel gelişmelerin seyrine bağlı olarak netlik kazanacaktır.
*Görsel: EagleEyeExplore
[1] The Great Eurasian Realignment: Russia Weakens, America Advances, 17 Şubat 2026, https://www.forbes.com/sites/kamranbokhari/2026/02/09/the-great-eurasian-realignment-russia-weakens-america-advances/
[2] Paşinyan ile Vance, nükleer enerjinin barışçıl amaçlarla kullanımına ilişkin ortak bildiriyi imzaladı, 17 Şubat 2026, https://armenpress.am/tr/article/1241650
[3] В парламенте Армении заявили, что она «фактически вышла» из ОДКБ, 18 Şubat 2026, https://www.rbc.ru/politics/26/11/2025/692704329a79474ba503d4b5
© 2009-2025 Avrasya İncelemeleri Merkezi (AVİM) Tüm Hakları Saklıdır
Henüz Yorum Yapılmamış.
-
ORTA ASYA’DA SU VE ENERJİ GÜVENLİĞİ: İKLİM DEĞİŞİKLİĞİ VE BÖLGESEL KIRILGANLIKLAR
İlaha KHANTAMİROVA 06.02.2026 -
ERMENİSTAN-GÜRCİSTAN SINIRININ TARİHSEL ARKA PLANI VE GÜNCEL DURUMU
İlaha KHANTAMİROVA 03.07.2025 -
TÜRKİYE VE İRAN İLİŞKİLERİNDE ORTA ASYA ETKENİ
İlaha KHANTAMİROVA 20.10.2025 -
ERMENİ KİLİSESİNİN SİVİL YÖNETİM KARŞITLIĞINA AİT BİR İNCELEME
İlaha KHANTAMİROVA 22.09.2025 -
AZERBAYCAN-ERMENİSTAN İLİŞKİLERİNDE MAYIN SORUNU VE OTTAWA SÖZLEŞMESİ
İlaha KHANTAMİROVA 05.12.2025
-
ORTA ASYA - ÇİN (C5+C) DEVLET BAŞKANLARI ZİRVESİ
Gülperi GÜNGÖR 26.05.2023 -
ORTA ASYA-JAPONYA DİYALOĞU TOKYO ZİRVESİ VE ORTA ASYA’NIN ARTAN ÖNEMİ
Seyda Nur OSMANLI 29.01.2026 -
PUTİN YARGILANMAYA ÇALIŞILIYOR: PEKİ YA BATI’NIN SUÇLULARI?
Onur URAZ 28.03.2023 -
KIBRIS BARIŞ HAREKÂTI’NIN 50. YILDÖNÜMÜ - RUM TARAFI HAREKÂTIN HEMEN ARDINDAN RAUF DENKTAŞ'A NASIL BİR ÖNERİDE BULUNDU?
Teoman Ertuğrul TULUN 08.08.2024 -
KİTAP ANALİZİ: LEGISLATING REALITY AND POLITICIZING HISTORY
Sean Patrick SMYTH 23.05.2017
-
25.01.2016
THE ARMENIAN QUESTION - BASIC KNOWLEDGE AND DOCUMENTATION -
12.06.2024
THE TRUTH WILL OUT -
27.03.2023
RADİKAL ERMENİ UNSURLARCA GERÇEKLEŞTİRİLEN MEZALİMLER VE VANDALİZM -
17.03.2023
PATRIOTISM PERVERTED -
23.02.2023
MEN ARE LIKE THAT -
03.02.2023
BAKÜ-TİFLİS-CEYHAN BORU HATTININ YAŞANAN TARİHİ -
16.12.2022
INTERNATIONAL SCHOLARS ON THE EVENTS OF 1915 -
07.12.2022
FAKE PHOTOS AND THE ARMENIAN PROPAGANDA -
07.12.2022
ERMENİ PROPAGANDASI VE SAHTE RESİMLER -
01.01.2022
A Letter From Japan - Strategically Mum: The Silence of the Armenians -
01.01.2022
Japonya'dan Bir Mektup - Stratejik Suskunluk: Ermenilerin Sessizliği -
03.06.2020
Anastas Mikoyan: Confessions of an Armenian Bolshevik -
08.04.2020
Sovyet Sonrası Ukrayna’da Devlet, Toplum ve Siyaset - Değişen Dinamikler, Dönüşen Kimlikler -
12.06.2018
Ermeni Sorunuyla İlgili İngiliz Belgeleri (1912-1923) - British Documents on Armenian Question (1912-1923) -
02.12.2016
Turkish-Russian Academics: A Historical Study on the Caucasus -
01.07.2016
Gürcistan'daki Müslüman Topluluklar: Azınlık Hakları, Kimlik, Siyaset -
10.03.2016
Armenian Diaspora: Diaspora, State and the Imagination of the Republic of Armenia -
24.01.2016
ERMENİ SORUNU - TEMEL BİLGİ VE BELGELER (2. BASKI)
-
AVİM Konferans Salonu 17.02.2026
“BREST-LİTOVSK ANTLAŞMASI VE TÜRKİYE-SOVYETLER BİRLİĞİ VE ERMENİSTAN İLİŞKİLERİNE ETKİSİ” BAŞLIKLI KONFERANS
