
Kalkınma Yolu, Irak’ın Basra Körfezinde bulunan Büyük Faw limanından başlayarak, Irak’ın içerisinde kuzey yönlü ilerleyip, Ovaköy sınır kapısından Türkiye’ye bağlanan ve buradan da Mersin, İzmir ve İstanbul üzerinden dünyaya açılan bir ulaştırma koridoru projesidir.
İlk kez 1980’li yıllarda gündeme gelen proje uzun süre rafta kalmış ve herhangi bir somut adım atılmamıştır. Ancak, dünya jeopolitiğinde yaşanan kırılmalar deniz taşımacılığına dayanan klasik güzergahların ne kadar hassas olduğunu gösterdiği 2020 sonrası dönemde proje tekrar gündeme gelmiştir. 21-23 Mart 2023 tarihleri arasında Irak Başbakanı Muhammed Şiya es-Sudani’nin Türkiye’ye gerçekleştirdiği ziyaretler sırasında taraflar arasında ikili görüşmeler yapılmış ve Ankara Bildirisi ile Türkiye projeye dahil olmuştur. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Başbakan Sudani ile gerçekleştirdiği basın toplantısında “Kalkınma Yolu Projesi’ni bölgemizin yeni İpek Yolu haline dönüştüreceğimize inanıyorum” diyerek projenin önemini birinci ağızdan deklare etmiş ve projenin gelecek vizyonunun altını çizmiştir.[1] Mayıs 2023’te Bağdat’ta düzenlenen toplantıda ise projenin teknik ve mali detayları küresel kamuoyuna duyurulmuştur. Aynı toplantıda Katar ve BAE de projeye olan ilgilerini göstermişlerdir. Taraflar arasında 22 Nisan 2024 tarihinde "Kalkınma Yolu Projesi Hakkında Ortak İş Birliği Mutabakat Zaptı" imzalanmış ve proje nihai ve resmi çerçeveye kavuşmuştur.[2]
GÜZERGÂH
Koridor, Irak'ın denize açılan tek vilayeti olan Basra'da inşası devam eden ve tamamlandığında Ortadoğu'nun en büyük limanı olması hedeflenen Büyük Faw Limanı'ndan başlamaktadır. Basra'dan başlayan yaklaşık 1.200 kilometre uzunluğundaki çift hatlı demir yolu ve otoyol ağı, ülkeyi güneyden kuzeye doğru katetmektedir. Bu hat sırasıyla Nasiriye, Divaniye, Kadisiye, Necef, Kerbela, Bağdat, Samarra, Tikrit ve Musul vilayetlerinden geçmektedir. Musul'un ardından kuzeye doğru Ovaköy sınır kapısına ulaşmaktadır. Demir yolları ve otoyolların yanı sıra aynı hat boyunca petrol ve doğal gaz boru hatları inşa edilecek ve fiber optik kablolar döşenerek iletişim alt yapısı inşa edilecektir.
Katar ve BAE’nin projeye dahil olması gelecekte hattın Basra’nın güneyine de inebileceği ihtimalini taşımaktadır. Ayrıca hattın Türkiye güzergahı kuzey yönlü uzatılıp Orta Koridor güzergahı ile birleştirilebilir. Böylece Kuzey-Güney yönlü yeni bir ulaştırma koridoru ortaya çıkabilir.
PROJENİN GETİRİLERİ
Projenin faaliyete geçmesiyle birlikte ilk etapta 100 bin yeni iş imkânı yaratması öngörülmektedir. Tüm aşamalar tamamlandığında ise projenin 1 milyondan fazla yeni istihdam yaratması beklenmektedir.[3] Ticaret hacmi ve taşıma kapasitesine gelecek olursak 2028’de tamamlanması planlanan birinci etapla yıllık 3,5 milyon konteyner (TEU) ve 22 milyon ton dökme yük kapasitesi hedeflenmektedir.[4] İkinci etabın (2038) ve üçüncü etabın (2050) hayata geçirilmesi ile bu sayıları yükseltecektir.
Kalkınma Yolu Projesi, tıpkı Orta Koridor gibi, ciddi zaman avantajına sahiptir. Örneğin, Şanghay ve Rotterdam limanları arasındaki 33 günlük mal taşıma süresi Kalkınma Yolu ile 15 güne inecektir.[5] Bunun yanı sıra başta Irak olmak üzere Körfez’in petrole dayalı ekonomisine yeni alternatifler üretecektir.
BÖLGESEL AKTÖRLER VE ÇEKİNCELERİ
Kalkınma Yolu Projesi’nin duyurulmasından sonra Mısır projenin Süveyş Kanalı’na alternatif olup gelirlerini ve stratejik önemini azaltacağı endişesi dile getirirken, İran da projenin kendi limanlarını (Çabahar ve Bender Abbas gibi) gölgede bırakmasından endişelenmiştir.
İlk olarak, Mısır’ın endişeleri sayısal veriler ile örtüşmemektedir. Süveyş Kanalı açıldığı günden beri dünyanın en stratejik dar boğazlarından biri olmuştur. Günümüzde yıllık 18 milyon konteyner bu dar boğazdan geçmektedir. Kalkınma Yolu’nun hedeflenen kapasitesi ise yılda 3 milyon konteynerdir. Dolayısıyla projenin, Süveyş Kanalı'nı zayıflatacak bir rakip değil, aksine bölgesel entegrasyonu artıran tamamlayıcı bir alternatif güzergâh olduğunu göstermektedir.[6] Nitekim 10 Ekim 2024’te Mısır Sanayi ve Ulaştırma Bakanı Kamel el-Vazir Mısırlı firmaların Kalkınma Yolu Projesi'ne ve Irak'ın altyapı çalışmalarına aktif olarak katılacağı açıklamıştır.[7]
İran’a gelecek olursak, İran Uluslararası Kuzey Güney Yolunun merkezi konumundadır. Ancak, uzun yıllardır uygulanan ekonomik yaptırımlar, ambargolar ve bunlara paralel olarak birtakım teknik yetersizliklerden ötürü bu güzergâh tam kapasite ile çalışamamaktadır. Ek olarak, yine yaptırımlardan ve ambargolardan ötürü İran ekonomisi başta Irak olmak üzere Körfez ülkeleri üzerinden kayıt dışı ekonomik işlemlere ihtiyaç duymaktadır. Dolayısıyla proje geniş perspektiften bakıldığında İran’ın da lehinedir. Özellikle 28 Şubat’ta başlayan savaş süresince İran’ın ulaşım ağları, enerji terminalleri ve lojistik altyapısı, onarımı uzun yıllar alacak şekilde ağır tahribata uğramıştır. Bu durum, İran’ın kendi güzergâhlarını tam kapasiteyle ayağa kaldırmasını zorlaştırırken; Kalkınma Yolu Projesi’ni, savaş sonrası ekonomik toparlanma sürecinde İran için de dış dünyaya açılan güvenli ve sürdürülebilir bir alternatif haline getirmektedir.
Türkiye ve Irak öncülüğünde yürütülen Kalkınma Yolu Projesi özetle tüm bölgeye ekonomik, politik ve taşımacılık alanları başta olmak üzere birçok avantajı beraberinde taşımaktadır. Ancak devam etmekte olan savaş Projenin geleceği ile ilgili soru işaretlerinin oluşmasına sebep olmaktadır.
SAVAŞ VE KALKINMA YOLU’NUN GELECEĞİ
28 Şubat’ta başlayan İran-ABD/İsrail Savaşı sadece taraflar arasındaki çatışmalardan ibaret kalmamış, doğrudan veya dolaylı şekillerde tüm bölgeyi etkisi altına almıştır. Petrol üretim tesisleri, rafineriler ve bunlarla birlikte birçok alt yapı tesisleri vurulmuş ve çeşitli boyutlarda hasar görmüşlerdir.
Hasarlı tesislerin yeniden onarımı, tahrip olmuş alt yapı sistemlerinin onarılması veya inşa edilmesi zaman alacak ve yeni mali yüklere yol açacaktır. Dolayısıyla, Kalkınma Yolu Projesi’nin inşası için gerekecek finansman, savaşın yarattığı ekonomik daralma ve risk algısı nedeniyle kısa vadede zorlaşabilir. Özellikle bölgedeki altyapı projelerine ayrılan bütçelerin savunma harcamalarına kaydırılması veya yatırımcıların güvenlik endişeleri sebebiyle temkinli yaklaşması, projenin takviminde sarkmalara yol açabilir. Buna rağmen, yıkılan altyapının modern standartlarda yeniden inşası süreci, projenin bölge ekonomisini canlandırma ve savaş sonrası toparlanma aşamasındaki kilit rolünü daha da belirginleştirecektir
Savaş durumu bir kez daha dar boğazlara dayanan klasik taşımacılık modellerinin ne kadar kırılgan ve hassa olduğunu kanıtlamıştır. Hürmüz Boğazı’nın kapanması başta Körfez ülkeleri olmak üzere, Körfez petrolüne bağlı olan Asya ekonomilerini olumsuz yönde etkilemiştir. Savaşın uzaması ve Hürmüz’ün kapalı tutulması durumlarının uzadığı takdirde daha büyük ekonomik sorunlara yol açacaktır. Dolayısıyla Kalkınma Yolu Projesi özellikle alternatif enerji güzergahı yaratma potansiyeli ile Hürmüz’ün alternatifi olabilir. Ancak başka bir açıdan bakıldığında ise Kalkınma Yolu Projesi Hürmüz’ün önemini yitirmesine değil artmasına da yol açacaktır. Proje’nin hayata geçirilmesi ile birlikte Körfez yük doldurma-boşaltma alanının ötesinde transit bir merkez olarak çift yönlü uluslararası taşımacılığın yeni odak noktası olacaktır. Bu yüzden Kalkınma Yolu Projesi barış ve istikrar dönemlerinde tüm kıyıdaşlarına faydalar sunarken, kriz dönemlerinde yeni bir alternatif sunarak krizin etkilerini dindirebilecektir.
Bunlardan başka, İran Savaş’ı küresel askeri ittifakların kriz dönemlerinde Soğuk Savaş dönemine kıyasla etkisiz kaldığını ve kırılgan olduğunu bir kez daha göstermiştir. Bu gelişme de bölgesel ittifakların önemini tekrar gündeme getirmiştir. Küresel kamuoyunda Suudi Arabistan ve Pakistan arasında 17 Eylül 2025’te imzalanan Ortak Savunma Strateji Anlaşması’nın Türkiye ve Mısır’ın da dahil olup yeni bir bölgesel askeri ittifakın doğabileceği yönünde haberler ve analizler çıkmıştır.[8] Bu bağlamda, Suudi Arabistan’ın Proje’ye olan ilgisi de malumdur. Dolayısıyla gelecekte eğer böyle bir askeri ittifak göreceksek Kalkınma Yolu Projesi de bu ittifakın ekonomik ve lojistik alt yapısını oluşturarak askeri ittifakı ekonomik olarak tahkim etme potansiyeli taşımaktadır.
Sonuç
Kalkınma Yolu Projesi, yalnızca Irak’ı Türkiye üzerinden dünyaya bağlayan bir demir yolu ve otoyol projesi değil; aynı zamanda 21. yüzyılın değişen jeopolitik dengelerinde Avrasya bağlantısallığının yeni bir merkezidir. Tarihsel süreçte yaşanan krizler ve son olarak bölgeyi etkisi altına alan savaş durumu, küresel ticaretin sadece deniz yollarına ve dar boğazlara bağımlı kalmasının yarattığı riskleri bir kez daha kanıtlamıştır. Hürmüz Boğazı ve Süveyş Kanalı gibi klasik rotaların kırılganlığı karşısında bu proje hem enerji güvenliği hem de kesintisiz tedarik zinciri için stratejik bir güvence olacaktır. Projenin geleceği, kısa vadede savaşın yarattığı finansal ve güvenlik temelli zorluklarla sınansa da uzun vadede bölgenin post-fosil yakıt dönemine geçişinde ve savaş sonrası yeniden inşasında vazgeçilmez bir kaldıraç olacaktır. Ayrıca, bölgede filizlenen yeni askeri ve siyasi ittifakların ekonomik zeminini oluşturma potansiyeliyle Kalkınma Yolu, Orta Doğu’da rekabetin yerini bölgesel entegrasyonun aldığı yeni bir iş birliği modelinin de temsilcisidir. Nihayetinde bu koridorun tamamlanması, Türkiye ve Irak başta olmak üzere tüm katılımcı aktörler için sadece ekonomik bir getiri sağlamayacak, aynı zamanda bölgesel istikrarın kurumsallaştığı yeni bir stratejik denklem inşa edecektir.
RESİM: T.C. Ulaştırma Ve AltYapı Bakanlığı
[1] Türkiye Cumhuriyeti İletişim Başkanlığı. "Cumhurbaşkanı Erdoğan, Irak Başbakanı Şiya es-Sudani ile Ortak Basın Toplantısında Konuştu." 21 Mart 2023,
[2] "'Kalkınma Yolu Projesi' ile Avrupa'nın Her Ülkesine Kesintisiz Ulaşım Sağlanacak," Anadolu Ajansı, 22 Nisan 2024, https://www.aa.com.tr/tr/ekonomi/kalkinma-yolu-projesi-ile-avrupanin-her-ulkesine-kesintisiz-ulasim-saglanacak/3199376
[3] Pramod Kumar, "Development Road Will Add ‘Billions’ to Turkish Economy," AGBI, 16 Mart 2026, https://www.agbi.com/infrastructure/2026/03/development-road-will-add-billions-to-turkish-economy/
[4] Harith Hasan, "Iraq’s Development Road: Geopolitics, Rentierism, and Border Connectivity," Carnegie Endowment for International Peace, 11 Mart 2024, https://carnegieendowment.org/research/2024/05/iraqs-development-road-geopolitics-rentierism-and-border-connectivity
[5] Muhammed Tahsin Gökkaya, "Irak’ın Sınavı: Kalkınma Yolu Projesi," Fikir Turu, 5 Kasım 2024, https://fikirturu.com/jeo-politika/irakin-sinavi-kalkinma-yolu-projesi/
[6] Nuh Yılmaz, "Kalkınma Yolu Projesi'nin Irak ve Orta Doğu Jeopolitiğine Etkisi," Ulaştırma ve Altyapı 1, no. 1 (2024): 47
[7] Amr Salem, "Egyptian Firms to Participate in Iraq’s Development Road," Iraqi News, 10 Eylül 2024, https://www.iraqinews.com/iraq/egyptian-firms-to-participate-in-iraqs-development-road/
[8] Patrick Wintour, "Islamabad Talks Signal Emergence of New Four-Nation Bloc in Middle East," The Guardian, 30 Mart 2026, https://www.theguardian.com/world/2026/mar/30/egypt-pakistan-saudi-arabia-turkey-talks-embryo-new-order
© 2009-2025 Avrasya İncelemeleri Merkezi (AVİM) Tüm Hakları Saklıdır
Henüz Yorum Yapılmamış.
-
AVRASYA BAĞLANTISALLIĞINDA KAZAKİSTAN’IN YÜKSELEN ROLÜ
Bora ODABAŞI 16.01.2026 -
TÜRKİYE-AZERBAYCAN-ÖZBEKİSTAN ÜÇLÜ İŞ BİRLİĞİ MEKANİZMASI
Bora ODABAŞI 27.02.2026 -
İRAN-ABD ARASINDA TIRMANAN GERİLİM
Bora ODABAŞI 04.02.2026 -
KALKINMA YOLU
Bora ODABAŞI 10.04.2026 -
KARADENİZ-EGE KORİDORU VE TÜRKİYE’NİN MERKEZİ KONUMU
Bora ODABAŞI 25.12.2025
-
BİR CEZALANDIRMA YÖNTEMİ OLARAK SOYKIRIM SUÇLAMASI - II
Mehmet Oğuzhan TULUN 05.11.2019 -
HRANT DİNK VAKFI NASIL BİR “UZLAŞMA”YI DESTEKLİYOR? - MAXIME GAUIN
Maxime GAUIN 30.03.2015 -
SOYKIRIM SUÇU SİYASALLAŞTIRILMAMALIDIR
Hazel ÇAĞAN ELBİR 24.02.2025 -
İSTEMSİZ YABANCI DÜŞMANLIĞI REFLEKSİ BATI AVRUPA AKADEMİ DÜNYASINDA YERLEŞMİŞ YABANCI DÜŞMANLIĞINI GÖSTERİYOR: İSVEÇ ÖRNEĞİ
Teoman Ertuğrul TULUN 27.02.2023 -
AB'NİN GENİŞLEME İKİLEMİ: SİYASET İLKELERDEN ÜSTÜN MÜ?
Teoman Ertuğrul TULUN 06.03.2024
-
25.01.2016
THE ARMENIAN QUESTION - BASIC KNOWLEDGE AND DOCUMENTATION -
12.06.2024
THE TRUTH WILL OUT -
27.03.2023
RADİKAL ERMENİ UNSURLARCA GERÇEKLEŞTİRİLEN MEZALİMLER VE VANDALİZM -
17.03.2023
PATRIOTISM PERVERTED -
23.02.2023
MEN ARE LIKE THAT -
03.02.2023
BAKÜ-TİFLİS-CEYHAN BORU HATTININ YAŞANAN TARİHİ -
16.12.2022
INTERNATIONAL SCHOLARS ON THE EVENTS OF 1915 -
07.12.2022
FAKE PHOTOS AND THE ARMENIAN PROPAGANDA -
07.12.2022
ERMENİ PROPAGANDASI VE SAHTE RESİMLER -
01.01.2022
A Letter From Japan - Strategically Mum: The Silence of the Armenians -
01.01.2022
Japonya'dan Bir Mektup - Stratejik Suskunluk: Ermenilerin Sessizliği -
03.06.2020
Anastas Mikoyan: Confessions of an Armenian Bolshevik -
08.04.2020
Sovyet Sonrası Ukrayna’da Devlet, Toplum ve Siyaset - Değişen Dinamikler, Dönüşen Kimlikler -
12.06.2018
Ermeni Sorunuyla İlgili İngiliz Belgeleri (1912-1923) - British Documents on Armenian Question (1912-1923) -
02.12.2016
Turkish-Russian Academics: A Historical Study on the Caucasus -
01.07.2016
Gürcistan'daki Müslüman Topluluklar: Azınlık Hakları, Kimlik, Siyaset -
10.03.2016
Armenian Diaspora: Diaspora, State and the Imagination of the Republic of Armenia -
24.01.2016
ERMENİ SORUNU - TEMEL BİLGİ VE BELGELER (2. BASKI)
-
AVİM Konferans Salonu 06.04.2026
“TÜRKİYE–GÜRCİSTAN İLİŞKİLERİ: STRATEJİK ORTAKLIK, BÖLGESEL BAĞLANTISALLIK VE ÇOK KATMANLI KURUMSAL İŞ BİRLİĞİ” BAŞLIKLI KONFERANS
