Avrupa Birliği’nin (AB) Kıbrıs Özel Temsilcisi Johannes Hahn, Mayıs 2025’te Güney Kıbrıs liderliğinin yoğun girişimleriyle atanmışken, 24 Mart 2026’da bu görevden istifa ettiğini duyurmuştur. Hahn, kararını Avrupa Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen’e ve Birleşmiş Milletler’e (BM) bir mektupla bildirmiş; Brüksel’de yapılan açıklamada istifanın gerekçesi “diğer görev ve sorumluluklar” olarak ifade edilmiştir. AB Komisyonu, Hahn’ın kararına saygı duyduğunu ve son bir yılda Kıbrıs uzlaşı sürecine yaptığı katkılardan dolayı teşekkür ettiğini belirtmiş, Komisyon Başkanı von der Leyen ise ileride atılacak adımlar konusunda zamanı geldiğinde karar vereceğini açıklamıştır[1].
Bu gelişme, AB’nin adadaki sürecin kendi doğrultularındaki çözümsüzlüğün somut bir yansımasıdır. Güney Kıbrıs Rum Yönetimi’nin (GKRY) lobi faaliyetleriyle oluşturulan bu özel temsilcilik makamı, daha bir yıl dolmadan fiilen boşalmış görünmektedir. AB’nin “daha etkin katılım” vaadiyle yola çıkan süreç, beklenen etkiyi yaratamamıştır.
Johannes Hahn, deneyimli bir Avusturyalı siyasetçi ve bürokrattır. Kariyerine özel sektörde Novomatic AG’de yönetim kurulu üyeliği ve CEO’lukla başlayan Hahn, Avusturya’da Viyana Eyalet Parlamentosu ve Hükümeti üyeliğinin ardından 2007-2010 yıllarında Bilim ve Araştırma Bakanı olarak görev yapmıştır. 2010’da Avrupa Komisyonu’na katılan Hahn, sırasıyla Bölgesel Politika Komiserliği (2010-2014), Komşuluk Politikası ve Genişleme Müzakereleri Komiserliği (2014-2019) ile Bütçe ve İdari İşler Komiserliği (2019-2024) gibi üst düzey sorumluluklar üstlenmiştir. Bu köklü tecrübeye rağmen Hahn’ın görevi kısa sürede bırakmak zorunda kalması, konunun karmaşıklığını ve AB’nin mevcut politikasının sınırlarını bir kez daha göstermiştir[2].
Hahn’ın bu görevi baştan kabul etmemesi daha isabetli olurdu. Zira Kıbrıs meselesi, uzun yıllardır müzakere edilen ve kolay çözülmeyen hassas bir konudur. Özellikle AB’nin Kıbrıs konusundaki tutumu, Türkiye ve KKTC açısından yıllardır taraflı ve adaletten uzak bir çizgi izlemiştir. Avrupa Parlamentosu, Avrupa Komisyonu ve Avrupa Konseyi gibi kurumların bugüne kadar Kıbrıs’ta bilge ve adil bir yaklaşım sergilediğine maalesef rastlanmamıştır.
Bu taraflılığın somut örnekleri şöyledir:
Avrupa Konseyi, 2004 Annan Planı referandumunda KKTC halkının %65 “evet” oyuna karşılık GKRY’nin %76 “hayır”ıyla planı reddetmesine rağmen, adanın yalnızca güneyini AB’ye tam üye kabul etmiş ve Kıbrıs türklerine yönelik izolasyonu kaldırma vaadini yerine getirmemiştir. Bu karar, Konsey’in Yunan tarafını ödüllendirirken KKTC’yi cezalandıran açık bir taraflılığın en belirgin göstergesidir[3].
Avrupa Komisyonu ise Kıbrıs türklerinin AB ile ekonomik entegrasyonunu sağlamak amacıyla doğrudan ticaret tüzüğü gibi düzenlemeler önermesine rağmen, GKRY’nin vetosu karşısında bu vaatleri hayata geçirememiştir. Hatta 2026’da Ursula von der Leyen’in GKRY’nin AB Konseyi Dönem Başkanlığı konuşmasında Kıbrıs türklerini hiç anmaması, Brüksel’in sadece GKRY’yi meşru muhatap kabul eden sistematik tutumunu ortaya koymuştur[4].
Avrupa Parlamentosu da benzer şekilde, Komisyon’un doğrudan ticaret teklifini GKRY ile birlikte bloke etmiş ve hazırladığı Kıbrıs raporlarında “Türk işgali” gibi tek taraflı ifadeleri sıkça kullanarak KKTC’nin varlığını ve iki tarafın eşitliğini görmezden gelmiştir. Bu tutum, Parlamentonun adalet ve eşitlik ilkelerinden uzak, GKRY yanlısı bir çizgi izlediğini açıkça göstermektedir[5].
Sonuç olarak, Johannes Hahn gibi tecrübeli bir ismin bu koşullarda etkili bir rol oynaması baştan zordu. AB’nin mevcut yaklaşımı, Kıbrıs sorununda gerçekçi ve kapsayıcı bir çözümün önündeki en büyük engellerden biri olmaya devam etmektedir. Kıbrıs’ta kalıcı bir uzlaşı, ancak tüm tarafların eşitliği ve adil bir çerçeve temelinde mümkün olacaktır. Bu süreçte Türkiye ve KKTC’nin haklı tezleri, her zamankinden daha güçlü bir şekilde savunulmaya devam edecektir. Netice itibariyle, “iş olacağına varmış” ve AB’nin Kıbrıs sorununun çözümü çabalarında başından beri izlediği yanlış ve taraflı politika bir kez daha sonuçsuz kalmıştır.
*Görsel: https://tr.euronews.com/my-europe/2026/03/24/hahn-abnin-kibris-ozel-temsilciligi-gorevinden-istifa-etti
© 2009-2025 Avrasya İncelemeleri Merkezi (AVİM) Tüm Hakları Saklıdır